Yoğun bakım üniteleri (YBÜ), yaşamı tehdit eden organ/sistem yetersizliği nedeniyle yoğun ve uzmanlaşmış tıbbi ve hemşirelik bakımı, gelişmiş izleme imkanı ve çoklu fizyolojik organ desteği sağlayan, kritik durumdaki hastalara bakım sağlamak için organize edilmiş özel birimlerdir. Yoğun bakım ünitelerinde izlenen hastalar, hem fizyolojik hem de psikolojik yönden birçok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Yoğun bakım ünitelerinde en sık rastlanan ve hasta sonuçlarını doğrudan etkileyen üç temel sorun: ağrı, ajitasyon/sedasyon ihtiyacı ve deliryumdur. Bu klinik tabloların etkili şekilde yönetilememesi; komplikasyon riskinin artmasına, hastaların hastanede kalış süresinin ve mekanik ventilasyon desteği uygulanma süresinin uzamasına, bakım kalitesinin düşmesine ve hasta güvenliğinin tehlikeye girmesine neden olmaktadır. Mevcut bilimsel kanıtlar, yoğun bakım ekibinin ağrı, ajitasyon, deliryum hakkındaki bilgi, değerlendirme ve müdahale becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ancak yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin bu konularda yapılandırılmış eğitim programlarına erişimde sınırlılık yaşadıkları ve bunula bağlantılı olarak sahada uygulama farklılıkları olduğu görülmektedir. Bu eğitim etkinliği, güncel kılavuzlar ve kanıta dayalı uygulamalar doğrultusunda hemşirelerin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi, hasta bakım kalitesini artırmayı ve komplikasyonları azaltmayı hedeflemektedir. Hedef kitlenin hem bilgi hem de beceri olarak desteklenmesi amaçlandığından eğitim programı kuramsal ve uygulama içerikli olarak yapılandırılmıştır. Kuramsal içeriğin örnek durum analizi veya vaka örnekleri ile zenginleştirilerek sunulması öğrenmenin etkinliğini ve kalıcılığını destekleyecektir. Eğitimin uygulama ayağı günümüzde önemli bir eğitim modeli olarak kabul edilen ve kullanım yaygınlığı artmakta olan senaryoya dayalı simülasyon uygulaması ile güçlendirilmiştir. Eğitim programı birbirini destekleyecek şekilde kuramsal ve senaryoya dayalı simülasyon öğretimi şeklinde yapılandırılmıştır. bu yaklaşımla katılımcıların etkin bir öğrenme süreci yaşamalarına, bilgiye dayalı tutum ve yaklaşım geliştirmelerine ve klinik karar verme becerilerinde olumlu bir değişim oluşturmak hedeflenmiştir.